KİM KİMDİR FİRMA REHBERİ Hemen Üye Ol Üye Girşi
Uye Girişi
Giriş
Beni Hatırla
Yeni Üye Kayıt
Haber sitemizin aktivitelerinden yararlanmak için üyelik başvuru yapın.
Hemen Üye Olun
Uye Hizmetleri
 
08 Kasım 2026 Pazar

Memleket afet müzesi oldu

Çok sayıda can ve mal kaybına neden olan sel felaketini değerlendiren TEMA Temsilcisi Karaarslan, sel öncesi ile sonrasını anlattı ve şu önemli noktaya dikkat çekti: “Dereler selden önce de vardı. Ama yerleşim alanları sonradan oluşturuldu.”

Memleket afet müzesi oldu
12 EYLÜL 2009 CUMARTESİ 11:49
0
1658
0
AA aa
Türkiye'yi etkisi altına alan ve çok sayıda can ve mal kaybına neden olan yağışların neden olduğu sel felaketi ile ilgili bir açıklama yapan Bingöl TEMA Temsilcisi Cuma Karaarslan, seçim aflarının ve geçim derdinin hem seli, hem de ahlak erozyonunu etkilediğini söyledi.

Yaşanan sel felaketinin erozyon ve kaybolan toprakların yanı sıra sel sonrası yaşanan talanın bir ahlak erozyonu içinde de olunduğunu gösterdiğini kaydeden Karaarslan: “Selden önce ne idiysek, selden sonra da yapımızı ortaya koyduk. Selden önce arazi, dere, orman, kamu alanlarını işgal ettik, talan ettik, selden sonra mal talanına başladık. Kısaca bizim olmayan, yasaya ve yaşam alanlarına,  arazi sınıf ve yeteneklerine uymayarak bir dağ, deniz, dere işgali ve talanına giden insanoğlu kendi talanına ses çıkarmayıp, selden sonra çamurdan mal talanına gelen çocuk ve kadınları talancı göstererek adeta kendini kurtardı. Elbette selden sonra mal talanına giden bu insanlar talancı idi ve zaten bu durum ahlaki erozyon içinde olduğumuzun bir kanıtı. Ya selden önceki talancıları niye kimse konuşmuyor. Selden önce ormanı talan eden, kıyıları, işgal eden, ormana odun gözü ile bakan, çevreyi ve doğal varlıkları bir geçim kaynağı gören zihniyet hem talan ediyor hem de yasaları hiçe sayıyor. Peki, yasaları uygulamak durumunda olan yerel yönetimler, su ve taşkın alanları gözlemcileri ne yapıyor? Neye göre imar, neye göre plan yapıyorlar? Ben bu planların tamamının seçim ve geçim derdine kurban edildiğini söylüyorum” dedi

“Dere yerleşim yerini basmadı, yerleşim yeri dereleri bastı”

İnsanların dereleri bastığını belirten TEMA Temsilcisi Cuma Karaarslan: “O sele neden olan dereler hep vardı ve selde birkaç yılda bir tekerrür eden kaotik bir iklim olayıdır. Dereler Dünya oluşturduğundan beri vardı, yerleşim yerleri sonradan oluştu. Bize göre dereleri basan insanlardır. Yerleşim yerleridir. Kimse uyarmasa da arazi kullanımı bilinci tarihten gelen ve felaketlerin bir nimet sayılması ile şekillenen bilgi ve hafıza yenilenmesidir. Nereye ev yapılır, nereye ticari alan, nereye tarım yapılır, neresi korunur bu sınıflandırma için mucit olmaya gerek yok. Sadece Dünyanın bize ait olmadığını ve bizimle beraber ekolojik bir bütünün parçası olduğumuzu hatırlarsak, suya, sele, ormana, tarıma, depreme göre yapılaşma ve korunma mümkündür.  Devlet Meteoroloji Genel Müdürlüğü günler öncesinden şiddetli yağış uyarısı yaptı. Yetkililer, ‘Sel olabilir, dikkatli olun' dedi ama kimse nasıl dikkatli olunacağını söylemedi. Sel felaketi megakent İstanbul'un ne kadar plansız ve çarpık yapılaştığını, büyük kentlerin felaketlere ne kadar hazırlıksız olduğunu bir kez daha gösterdi” diye konuştu.

‘Sırada Neresi Var?'

Selin yaşanan talan ve tahribat ile her yerde yaşanabileceğini belirten Cuma Karaarslan, selin, sadece bu felaketin yaşandığı bölgelerin değil, tüm Türkiye'nin sorunu olduğunu söyledi.

Türkiye'nin, başta sel olmak üzere, "afet risk haritaları ve eylem planları " hazırlanması gerektiğini vurgulayan Karaarslan, “Memleket afet müzesi oldu. Ama her afet sadece dosyadan ibaret oldu. Her gün bir yerden, aptallık-bilinçsizlik-bir hiç uğruna haberleri geliyor.Anlaşılan o ki, neye el atsanız erozyona uğramış. Anlatıncaya-anlaşılıncaya kadar mücadeleye devam edeceğiz; dedi

Karaarslan “Sel bu kez Silivri, Selimpaşa, Çatalca ve İstanbul'u vurdu. Metrekareye düşen 180 kg yağış, ne varsa önüne kattı, insanlar öldü, yeşil örtüden yoksun toprak, suya denize karıştı, tarım alanları zarar gördü, hayvanlar telef oldu, evler, işyerleri sular altında kaldı, tırlar, arabalar sürüklendi, köprüler yıkıldı, balıkadamlar cenazeleri ararlarken, zodyak botlar, iş makineleri, helikopterler mahsur kalanları kurtarmak için gün boyunca çalıştı durdu.  Meteoroloji yağış devam ettikçe akıllara takılan ve cevaplanmaktan korkulan soru ‘Sırada Neresi Var ?' şeklinde oldu” ifadelerini kullandı.

“Sel doğal bir olaydır, yapılaşma doğala uyumsuz ve yanlıştır”

Yanlış arazi kullanımı ve tahrip edilen ormanların sonucu bu olayların artacağını belirten Karaarslan:  “İnsanlarımızı yutan, ekonomimize darbe vuran sel, sadece bu felaketin yaşandığı bölgelerin değil tüm Türkiye'nin sorunudur, birkaç saat içinde yağacak yağmur yarın ya da bir sonraki gün bir başka yerde daha büyük zararlara da yol açabilir, çünkü ülkemizin ‘Sel Risk Haritası ve Sel Eylem Planı yoktur' Selden zarar görebilecek alanların önceden bilinmesi halinde yerel yönetimlerin bu bölgelerdeki yapılaşmayı kontrol altına alabileceğini ve insanları afet yaşanmadan bölgeden tahliye edebileceğini belirten TEMA Temsilcisi Cuma Karaarslan “Ülkemizin ve ilimizin  Sel Risk Haritası ve Sel Eylem Planı acilen hazırlanmalıdır. Köyden kente göçün kentler üzerinde oluşturduğu baskının da tetiklemesi ile dere yatakları, ormanlar, ovalar, çayır ve mera alanları, tarım alanları, kıyılar, hatta kurutularak sulak alanlar yapılaşmaya açılmaktadır. Yaşanan ilk olağanüstü talana karşı doğa kendisine ait olanı geri almaktadır” dedi.

“Toprak, yaşamın anasıdır”

‘Toprak olmazsa yaşam olmaz diyen' Karaarslan: “Toprak yaşamın anasıdır. Kaybedildiğinde geri kazanımı mümkün olmayan bu değer gittiğinde yaşamlarımızda yok olacaktır. Yanlış ve çarpık kentleşme, arazi plansızlığı, yol ve geçiş bölgelerinde hesapsız ve suyu görmeyen anlayışlar, seçim ve geçim derinde kurban edilen varlıklarımız kaybolan geleceğimiz gözümüze baka geliyorum diyen felaketlerle sarsmaktadır” dedi

“Tüm bu yaşananların olmaması için”

Karaarslan, tüm yaşananların olmaması için alınması gereken önlemleri şöyle sıraladı.

* Dere yatakları, 100–500 ve 1000 yıllık debilere göre yeniden çalışılmalı Ormansızlaşma ve bitki örtüsünün tahribine son verilmeli.

* Sel ve heyelan tehlikesi bulunan alanlar ağaçlandırılmalı, bitki örtüsü korunmalı ve arttırılmalı

* Başta İmar olmak üzere, Yeraltı Suları ve Kıyı Koruma yasaları yeniden düzenlenmeli,

Soruna yaşanmadan önce önlem alabilmek için, Sel başta olmak üzere Afet Eylem Planları hazırlanmalı

* Sorunun yaşandığı bölgelere ait sel ve erozyon haritaları çıkarılmalı

* Tespiti yapılan bölgelerin imar planları felaketlere göre yeniden düzenlenmeli

İmar aflarına son vermeli.

* Dere yatakları imara açılmamalı, kaçak yapılaşmaya göz yumulmamalı.

* Yol güzergâhları dere yatakları içinde yer almamalı.

* Yol yapımlarında kıyılara ve eğimli arazilere müdahalede dikkatli olunmalı, önlem alınmalı, yol geçişleri 500 yıllık sel ve feyezan debilerine göre planlanmalı.

* Yerleşim yerleri, yol güzergâh seçimleri ve arazi kullanım planlamasında bilimsel çalışmalar göz önüne alınmalı, dere, yağış havzaları, zemin etütleri yapılmalı.

* Yanlış tarım uygulamalarından ve arazi kullanımlarından vazgeçilmelidir.

* Bölgesel ve ülkesel ölçekte arazi kullanımı planlaması yapılmalıdır.

Bir Daha Asla Keşke Dememek İçin; ”Arazi Kullanım Planlaması”

‘Hayatımızdan keşkeleri kaldırmak için tüketimden yaşam ahlakına kadar her şeyi gözetmeliyiz' diyen Karaarslan, şöyle devam etti.

“Keşke; tarım arazilerimizi amacı dışında kullanmasaydık….

Keşke; sanayi tesisleri ve yerleşim için uygun bölgeleri seçseydik…

Keşke; çarpık kentleşmeye ve göçlere dur deseydik…

Keşke; verimli tarım alanlarını, ormanlarımızı, meralarımızı korusaydık…

Keşke; Geliyorum Diyen Felakete Hazırlıklı Olsaydık…

Dememek için Bilenin bilmeyene, olanın olmayana borcu olduğu bilinci ile sahiplilik ve korumacılık bilincinin yerleşmesi şarttır. Bu ülke derelerden ve sel yataklarından ibaret değildir. Dere boylarında ev olmazsa sel olur ama felaket olmaz.

“TEMA Vakfı'nın amacı ülke topraklarımızı tehdit eden erozyon ve çölleşme ile mücadelenin devlet politikası haline getirilmesine katkı sağlamak ve başta topraklarımız olmak üzere sahip olduğumuz doğal varlıkları korumaktır. Bu misyon çerçevesinde gerçekleştirilen faaliyetler depreme karşı hazırlıklı olmamıza ve depremle birlikte yaşamayı öğrenmemize hizmet etmektedir.”

Bingöl Kent Haber

YORUM YAZIN
Profiliniz ziyaretci statüsünde görünüyor. Yorumlarınız aşağıdaki isimle yayınlanacaktır
Değiştir
Dilerseniz web sitemize üye olarak daha özgün bir profil oluşturabilir ve yorumlarınızı hesabınızdan takip edebilirsiniz
Kodu Girin
Yapacağınız yorumların şiddet ve hakaret içermemesine lütfen dikkat edin. Aksi taktirde yorumlarınız onaylanmayacaktır. Gönder
06.11.2026
23:58
Çapakçur`dan Bingöl`e… Atalay, Tarihe Işık Tutan Eseriyle Okur Karşısında
Çapakçur'dan Bingöl'e… Atalay, Tarihe Işık Tutan Eseriyle Okur Karşısında
Bingöllü yazar M. Fatih Atalay'ın 5 yıllık çalışmayla hazırladığı iki ciltlik 'Bingöl ve Siyaset Tarihi' kitabı, düzenlenen tanıtım ve imza programıyla okuyucuyla buluştu. Bingöl'ün 500 yıllık geçmişini ele alan eserde, kentin ilk belediye başkanlarından Osmanlı dönemindeki mebuslarına, milletvekillerinden yerel yöneticilerine kadar pek çok isim ve tarihi bilgi yer alıyor.
06.11.2026
23:57
Bingöl`de 10 Ayda 287 İş Yeri Kapandı! Esnaf İçin Faizsiz Yapılandırma Çağrısı
Bingöl'de 10 Ayda 287 İş Yeri Kapandı! Esnaf İçin Faizsiz Yapılandırma Çağrısı
Artan kiralar, düşen satışlar ve yükselen işletme giderlerinin esnafın yükünü ağırlaştırdığına dikkat çeken Bingöl Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği Başkanı Mesut Kurtaran, 10 ayda 287 iş yerinin kapandığını belirterek, 'Esnafın ayakta kalabilmesi için faizsiz yapılandırma şart' mesajı verdi.
06.11.2026
23:56
Hülakü Bingöl`ün doğalgaz limitlerini Meclis`e Taşıdı
Hülakü Bingöl'ün doğalgaz limitlerini Meclis'e Taşıdı
Bingöl'de kış şartlarının ağır geçmesi nedeniyle doğalgaz tüketim limitlerinin yetersiz kaldığını belirten DEM Parti Bingöl Milletvekili Ömer Faruk Hülakü, konuyu TBMM gündemine taşıdı. Bakan Bayraktar'a 6 soru yönelten Hülakü, özellikle kış aylarında tüketim limitlerinin artırılmasını ve kademeli fiyatlandırmanın bölgesel koşullara göre yeniden düzenlenmesini istedi.
06.11.2026
23:55
Binlerce personel onu arıyor!
Binlerce personel onu arıyor!
Solhan'da 25 Ekim'den bu yana kendisinden haber alınamayan 81 yaşındaki Alzheimer hastası Cebbar Peşmen'i bulmak için yürütülen çalışmalarda 1.129 personel görev aldı. 6 dronla havadan tarama yapılırken, bugüne kadar yaklaşık 55 kilometrekarelik alan arandı. Ancak henüz bir sonuca ulaşılamadı.
06.11.2026
23:53
Baraç`tan Bingöl`ün doğalgaz limitleri için tepki!
Baraç'tan Bingöl'ün doğalgaz limitleri için tepki!
Bingöl'de doğalgaz faturalarının vatandaşın bütçesini zorladığını belirten DEVA Partisi Bingöl İl Başkanı Nihat Baraç, iktidar milletvekillerine tepki gösterdi. Elâzığ'da tüketim limitlerine ilişkin yapılan düzenlemeyi hatırlatan Baraç, 'Halkın sorunlarıyla ilgilenmiyorsanız Mecliste ne işiniz var?' diyerek Bingöl için de iklim koşullarına uygun düzenleme yapılmasını istedi.
06.11.2026
23:53
Bingöl`de Bir Haftada 27 Şüpheli Tutuklandı!
Bingöl'de Bir Haftada 27 Şüpheli Tutuklandı!
Bingöl'de polis ekiplerinin 30 Ekim-6 Kasım tarihleri arasında gerçekleştirdiği çalışmalarda uyuşturucu madde, silah ve kaçak ürünler ele geçirildi. Operasyonlarda gözaltına alınan 55 şüpheliden 27'si tutuklanırken, çok sayıda kaçak sigara ve elektronik sigara da ele geçirildi.
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir
©Copyright 2017
Haberler, Fotoğraf Galerisi, Video Galerisi, Köşe Yazıları ve daha fazlası için arama yapın