KİM KİMDİR FİRMA REHBERİ Hemen Üye Ol Üye Girşi
Uye Girişi
Giriş
Beni Hatırla
Yeni Üye Kayıt
Haber sitemizin aktivitelerinden yararlanmak için üyelik başvuru yapın.
Hemen Üye Olun
Uye Hizmetleri
 
07 Kasım 2026 Cumartesi

Boldaş; 'Balık ölümleri sorun değil sonuçtur!'

Çevre Yüksek Mühendisi TMMOB ÇMO Diyarbakır Şube Başkanı Canfidal Boldaş, balık ölümlerinin sorun değil sonuç olduğunun altını çizdi.

Boldaş; `Balık ölümleri sorun değil sonuçtur!`
25 EYLÜL 2022 PAZAR 21:29
3
2044
1
AA aa

Çevre Yüksek Mühendisi TMMOB ÇMO Diyarbakır Şube Başkanı Canfidal Boldaş, balık ölümleri ile ilgili yazılı bir açıklama yaptı.

Boldaş, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“Başta bölge halkının sözlü şikâyetleri olmak üzere yerel ve ulusal basında çıkan haberlerden ilimizde bulunan Göynük Çayında ciddi boyutlara ulaşan balık ölümlerinin yaşandığını öğrendik. Göynük Çayı, ilimiz Karlıova ilçesi civarından kaynaklanıp 95 km uzunluğundadır. Bu çayın suyu, ilerlediği güzergâh boyunca tarımsal sulamada ve hayvansal faaliyetlerde de kullanılmaktadır. Bize ulaşan bilgilere göre Göynük Çayından su ihtiyacını karşılayan büyük ve küçükbaş hayvanlarda da rahatsızlıklar gözlemlenmiştir. Bu gün Bingöl'de yaşanan bu sorun, bölge genelinde de görülmektedir. Diyarbakır'da Dicle Nehri ve kollarında da sık sık rastladığımız bu olumsuz tablo bölgenin maruz kaldığı politikaların acı sonucudur. Bu olumsuz tablo sonucunda bölge genelinde Fırat Nehri ve Dicle Nehri kirlilik riski ile karşı karşıya kalıyor. Su havzalarının ekolojik olarak korunması temel amacımız olduğu için Fırat ve Dicle Havzalarını korumak da temel görevimizdir.

DÖRT BAŞLIK SIRALADI!

Bu olumsuz tablo maalesef, merkezine doğa katliamları ile ekolojik kıyımın konulduğu politikalar zincirinin sonucudur. Çünkü canlı hayatına, doğaya, ekolojiye ve ekosisteme çok yoğun olarak doğrudan müdahale vardır. Bu da canlıların yaşam olanağını düşürmektedir. Maalesef doğanın, ekolojinin ve ekosistemin önemsenmemesi, sermayenin öncelenmesi bu tarz katliamlara varan doğa felaketlerine sebep olmaktadır. Bu olayın sebepleri arasında temel olarak dört başlık değerlendirebiliriz. Bunlar; plansız, ihtiyaç fazlası ve teknikten uzak baraj projeleri, teknikten uzak zirai ilaçlamalar, denetimsiz endüstriyalizm ve su ortamına kirlilik yüklemeleridir.

İlk başlık olarak plansız, ihtiyaç fazlası ve teknikten uzak baraj projelerini değerlendirelim; Bu projeler, su canlılarının yaşam dengesini tamamen olumsuz yönde etkiler. Bölgede yapılan barajlar ve bu barajlar sonrasında suyun tutulması ile gövde sonrasında nehir ve akarsularda su akış hızının durağanlaşmasına, su seviyelerinin düşmesine, suyun debisinin düşmesine, su yatağının ciddi manada çekilmesine ve bir de mevsimsel koşullar itibariyle yağış miktarının azalması, bilinçsiz sulama faaliyetleri ve hat boyu yerleşim yerlerinin kanalizasyon atıklarının da bu alıcı ortamlara yüklenmesi de tüm bunlara eklenince sonuç olarak sudaki çözünmüş oksijen konsantrasyonunun ve su akışının azalmasına sebep olur.

Böylece oksijensiz kalan suda, canlının yaşaması mümkün olmamaktadır. Çünkü inşa edilen barajlar sermayedarlara ait olduğundan dolayı yüksek kar için maksimum su tutma kapasitesi geliştiriyorlar. Bu barajların sonrasında neredeyse can suyu bile yok denecek kadar az oluyor. Yine barajların inşası aşamasında da sudaki canlı hayatı olumsuz etkilenir. Beton dökümleri sırasında hortumlarda-pompalarda olası küçük çatlaklar-yırtıklar-patlaklar sonucu suya karışan beton da su canlılarının solungaçlarını tıkayarak boğulmalarına neden olabilir. Kısaca bu yapıların hem inşa hem de işletme süreçleri canlı hayatı için önemli riskler taşımaktadır.

İkinci başlık olarak teknikten uzak zirai ilaçlamaları değerlendirelim; Zirai ilaçlama hususu da oldukça önemlidir. Özellikle nehir-akarsu kıyılarında zirai ilaç miktarı fazla tüketilecek olursa fazla verilen zirai ilacın suya akması veya karışması yüksek ihtimaldir. Özellikle suya dik işlenen toprakta damalama veya yağmurlama metoduyla sulama yerine vahşi sulama metodu tercih edilirse bu taşınımın gerçekleşmesi kaçınılmazdır. Bu da sudaki amonyum ve sülfat değerlerinin istenilen aralığın dışına çıkmasına sebep olur. Hem kullanılan ilaç miktarının optimum düzeyde olması hem de ilaç kalıntılarının ve ambalajlarının akarsulardan uzak tutulması önem arz etmektedir.

Üçüncü başlık olarak denetimsiz endüstriyalizmi değerlendirelim; Yine su yatakları ile su yataklarına yakın yerlerde faaliyet gösteren izinsiz fabrika ve benzeri tesisler için önemli denetim mekanizmalarının işletilmesi gerekmektedir. İlgili idareler tarafından yeteri kadar denetim mekanizması işletilir ise canlı hayatını riske edecek durumların önüne geçilmiş olur ve fabrika-tesis benzeri faaliyetlerden kaynaklanacak atıksuların arıtıma tabi tutulmadan su ortamına deşarjı engellenmiş olur. Böylece su canlılarına kaliteli yaşam alanı hazırlanmış olur. Aksi durum hem suda yaşayan hem toprakta yaşayan canlı hayatını olumsuz etkileyeceği gibi toprak kalitesini ve verimini de düşürecektir. Dördüncü başlık olarak da su ortamına kirlilik yüklemelerini değerlendirecek olursak; Göynük Çayı boyunca tüm yerleşim alanlarından, tüm tesis-fabrika gibi yapılardan (ister evsel olsun ister endüstriyel olsun) kaynaklanan atıksuların arıtılmadan alıcı ortama verilmesi engellenmelidir. Çünkü yine bu durum da suyun kirlilik yükünü arttırarak sudaki çözünmüş oksijen düzeyini ciddi manada düşürecektir. Bu da hem suyun kirlenmesine, hem su canlılarının ölmesine, hem koku problemine, hem tarım-hayvancılık faaliyetlerinin olumsuz yönde etkilenmesine sebep olacaktır. Bu anlamda alıcı ortam olarak kullanılan su ekosistemlerinin adeta atık havuzu olarak kullanılmasının önüne geçilmelidir. Hiçbir yerleşim yerinin atıksuyu arıtılmadan doğrudan deşarj edilmemelidir.

Doğayı, doğada yaşayan canlılara ve doğaya bırakmak temel çözümdür. Çünkü doğa, kendine ait olanı bir gün muhakkak geri alacaktır. Doğanın bu hamlesi ise maalesef genellikle felaketle sonuçlanmaktadır. Kısaca ormanlara, akarsulara, doğal kaynaklara el değmemeli. Doğa ve ekosistem kendi döngüsünde devam etmelidir. Endüstriyalizme, kapitalizme ve sermayeye karşı doğa ve canlı yaşamı desteklenmelidir. Çünkü dünya döndüğü sürece tüm canlıların yaşam hakkı evrensel hukukta da, ulusal hukukumuzda da, İslam hukukunda da sabit ve nettir. Lokal olarak bahsettiğimiz bölgelerde yaşanan balık ölümlerinin sebebine yönelik çalışmalar kapsamında bölgelerden su numunelerinin alınması gerekmektedir. Su kaynaklarında zirai ve endüstriyel kaynaklı deşarjlar sonucu kirlilikler araştırılmalı ve ciddi denetimler yapılmalıdır. Barajlardan bırakılacak can suyunun yeterli seviyesi ile sürekliliği bakımından sıkı denetimler yapılmalıdır. En azından haftanın belirli günlerinde hat boyu belirli noktalardan su yüksekliği, su debisi ve çözünmüş oksijen konsantrasyonu ölçülüp sonuca göre gerekiyorsa önlem ve tedbir alternatifleri geliştirilmelidir. Hat boyu tarımsal sulamanın yapıldığı bölgelerde bu sulama işleminin bilimin ve tekniğin referansı ile yapılması sağlanmalı, hoyratça bir sulama sisteminin engellenmesi gerekmektedir.

Kısaca tüm bu olumsuzluklara karşı en net çözüm; denetim-yaptırım-bilinçlendirme mekanizmalarının doğru işletilmesi ile doğanın katline ve ekolojik kıyıma-yıkıma son verilmesidir. Hep sahip çıktığımız emek doğa bilim değerlerimiz doğrultusunda, emek ve bilim eksenli her çalışmanın yanında; bu eksenden sapan her çalışmanın, her uygulamanın ise karşısında olmak toplumsal ve yasal görevimizdir.

TMMOB bileşenleri olarak mevcut sorunları ortaya koyma ve çözüm önerilerinde bulunmaya yönelik çalışmalar yürütüyoruz. Sonuçta bu tür sorunlar merkezi politikalara paralel ilerliyor. İyileştirici konumunda değiliz maalesef, tespit ve öneri yapabiliyoruz. Ama vatandaş olarak hepimizin ortak görevi ve sorumluluğu doğamıza sahip çıkmak, gerçekleşen ihlallere karşı güçlü bir demokratik tavır ortaya koymaktır. Her platformda dediğimiz gibi teknik ve hukuki sınırlarda, TMMOB'un ilkeleri ışığında bu tür sorunlara karşı duracağımızı, tekniğin ve bilimin referansı ile politik duruşumuzun gerekliliğinden ötürü halkımız için-emek için-doğa için kapitalist merkezler ile egemen ittifaklara-koalisyonlara karşı mücadelede yol arkadaşlığı yapabileceğimiz ve bu hassasiyetle yaklaşan tüm kesimlerle ilkelerimiz doğrultusunda ortak hareket edebileceğimizi belirtmek isteriz.”

 

YORUM YAZIN
Profiliniz ziyaretci statüsünde görünüyor. Yorumlarınız aşağıdaki isimle yayınlanacaktır
Değiştir
Dilerseniz web sitemize üye olarak daha özgün bir profil oluşturabilir ve yorumlarınızı hesabınızdan takip edebilirsiniz
Kodu Girin
Yapacağınız yorumların şiddet ve hakaret içermemesine lütfen dikkat edin. Aksi taktirde yorumlarınız onaylanmayacaktır. Gönder
Misafir Kullanıcı (@Misafir_95594)
25 Eylül 2022 Pazar 23:23
Göynük, bütün Karlıova bölgesinin ortak adıdır. Adı Çay ise de, Mart, Nisan ve Mayıs aylarında, Amazon'muş gibi su taşır Murat'a, Fırat'a, Şatülarap'a dünyanın önemli kar depolama dağlarından olan Kartallık Dağı'ndan, Göynük Çayı. Önceki yıllarda Bingöl Şehir Çöplüğü önce Gayt Çayı'nı, sonra Göynük Çayını boğmuştu; şimdi Sütaş...ve sırada kaçınılmaz daha büyük afet olarak Bingöl'ün 2.sanayi sitesi var Göynük Çayı'nı nefessiz bırakacak olan. Tüketim canavarına dönüştürülmüş insanoğlu bunun farkına varmadıkça Göynük Çayı kurtarılamayacaktır.
06.11.2026
23:58
Çapakçur`dan Bingöl`e… Atalay, Tarihe Işık Tutan Eseriyle Okur Karşısında
Çapakçur'dan Bingöl'e… Atalay, Tarihe Işık Tutan Eseriyle Okur Karşısında
Bingöllü yazar M. Fatih Atalay'ın 5 yıllık çalışmayla hazırladığı iki ciltlik 'Bingöl ve Siyaset Tarihi' kitabı, düzenlenen tanıtım ve imza programıyla okuyucuyla buluştu. Bingöl'ün 500 yıllık geçmişini ele alan eserde, kentin ilk belediye başkanlarından Osmanlı dönemindeki mebuslarına, milletvekillerinden yerel yöneticilerine kadar pek çok isim ve tarihi bilgi yer alıyor.
06.11.2026
23:57
Bingöl`de 10 Ayda 287 İş Yeri Kapandı! Esnaf İçin Faizsiz Yapılandırma Çağrısı
Bingöl'de 10 Ayda 287 İş Yeri Kapandı! Esnaf İçin Faizsiz Yapılandırma Çağrısı
Artan kiralar, düşen satışlar ve yükselen işletme giderlerinin esnafın yükünü ağırlaştırdığına dikkat çeken Bingöl Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği Başkanı Mesut Kurtaran, 10 ayda 287 iş yerinin kapandığını belirterek, 'Esnafın ayakta kalabilmesi için faizsiz yapılandırma şart' mesajı verdi.
06.11.2026
23:56
Hülakü Bingöl`ün doğalgaz limitlerini Meclis`e Taşıdı
Hülakü Bingöl'ün doğalgaz limitlerini Meclis'e Taşıdı
Bingöl'de kış şartlarının ağır geçmesi nedeniyle doğalgaz tüketim limitlerinin yetersiz kaldığını belirten DEM Parti Bingöl Milletvekili Ömer Faruk Hülakü, konuyu TBMM gündemine taşıdı. Bakan Bayraktar'a 6 soru yönelten Hülakü, özellikle kış aylarında tüketim limitlerinin artırılmasını ve kademeli fiyatlandırmanın bölgesel koşullara göre yeniden düzenlenmesini istedi.
06.11.2026
23:55
Binlerce personel onu arıyor!
Binlerce personel onu arıyor!
Solhan'da 25 Ekim'den bu yana kendisinden haber alınamayan 81 yaşındaki Alzheimer hastası Cebbar Peşmen'i bulmak için yürütülen çalışmalarda 1.129 personel görev aldı. 6 dronla havadan tarama yapılırken, bugüne kadar yaklaşık 55 kilometrekarelik alan arandı. Ancak henüz bir sonuca ulaşılamadı.
06.11.2026
23:53
Baraç`tan Bingöl`ün doğalgaz limitleri için tepki!
Baraç'tan Bingöl'ün doğalgaz limitleri için tepki!
Bingöl'de doğalgaz faturalarının vatandaşın bütçesini zorladığını belirten DEVA Partisi Bingöl İl Başkanı Nihat Baraç, iktidar milletvekillerine tepki gösterdi. Elâzığ'da tüketim limitlerine ilişkin yapılan düzenlemeyi hatırlatan Baraç, 'Halkın sorunlarıyla ilgilenmiyorsanız Mecliste ne işiniz var?' diyerek Bingöl için de iklim koşullarına uygun düzenleme yapılmasını istedi.
06.11.2026
23:53
Bingöl`de Bir Haftada 27 Şüpheli Tutuklandı!
Bingöl'de Bir Haftada 27 Şüpheli Tutuklandı!
Bingöl'de polis ekiplerinin 30 Ekim-6 Kasım tarihleri arasında gerçekleştirdiği çalışmalarda uyuşturucu madde, silah ve kaçak ürünler ele geçirildi. Operasyonlarda gözaltına alınan 55 şüpheliden 27'si tutuklanırken, çok sayıda kaçak sigara ve elektronik sigara da ele geçirildi.
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir
©Copyright 2017
Haberler, Fotoğraf Galerisi, Video Galerisi, Köşe Yazıları ve daha fazlası için arama yapın