KİM KİMDİR FİRMA REHBERİ Hemen Üye Ol Üye Girşi
Uye Girişi
Giriş
Beni Hatırla
Yeni Üye Kayıt
Haber sitemizin aktivitelerinden yararlanmak için üyelik başvuru yapın.
Hemen Üye Olun
Uye Hizmetleri
 
08 Kasım 2026 Pazar

Baykal parti grup toplantısında konuştu

"Buyur, içeceğin çay olsun. Bir çayı senden esirgeyecek değiliz"

Baykal parti grup toplantısında konuştu
21 EKİM 2009 ÇARŞAMBA 08:23
0
1295
0
AA aa
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın AK Parti Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmalara kendi partisinin grubunda yanıt verdi. Erdoğan için "Yarası olan gocunur" diyen Baykal, Başbakan'ın "Belki bir çayını içerdik. O çayından da mahrum olduk" sözlerine "Buyur, içeceğin çay olsun. Bir çayı senden esirgeyecek değiliz” diyerek yanıtladı.

ERDOĞAN NE DEMİŞTİ? TIKLAYIN

İŞTE BAYKAL'IN KONUŞMALARI:

"Görüşme talebini Başbakan yaptı. Gidişatı görüyoruz. Düşüncelerimizi anlatıyoruzç Kamuoyuna da sunuyoruz. "Günü geldiğinde kamuoyunun görüşmeyi izlemesine imkan verecek şekilde görüşelim" dedik. Her türlü dedikoduya açık böylesine kritik bir ortamda Türkiye'nin geleceğiyle ilgili önemli görüşlerin çıkacağı ortamın kayda geçmesi gerek. Başbakan mektubumuzu aldı inceledi ve teşekkür etti. Görüşeceğiz dedi. Kendisiyle konuşmamız gereken konular var. Beklemeye başladık. 5 gün geçti, doluya koymuş almamış boşa koymuş almamış "Görüşmeyeceğim" diyor. Şimdi vazgeçiyor da vazgeçerken sükunetle demiyor ahlaksızlık diye görüşmeyi niteliyor. Her kim ki 2 lafın birine ahlak namus dürüstlük der. Bir dakika durun orada diyeceksiniz. Bu işler böyle ahlak namus lafla olmaz. O kadar sık ahlak namus deyince kuşkuya açık olduğu genel izlenim. Yarası olan gocunur. Ahlaksızlık suçlaması da kimseyi ahlaklı hale getirmez.
Ahlaksızlık konusu şimdi mi aklına gelmiş? Bir Başbakan'ın böyle önemli konularda kendi sıkıntısını bastırmak için bu lafları bu kadar kolay kullanması yakışmıyor. Bizim kapımız açık senin de kapın açık olsun. Kapım sana da millete de açık. Buyur, içeceğin çay olsun. Bir çayı senden esirgeyecek değiliz. Ne istersen emrine amade. Ama yanlışlarını paylaşmayız. İşbirliği içinde olduğumuz izlenimini vermene müsade etmeyiz. Derdi benim düşüncelerim mi? Duymak istediği herşeyi benden öğrenebilir. Kapalı kapılar arkasında görüşelim diyor. Düşüncelerim ortada, yararlanmıyorsun. Niye görüşmek istiyorsun? Kendi yanlış yolunu herkes paylaşıyor izlenimini vermek. Senden düşüncelerimi esirgemiyorum. Seninle bu yanlış istikamette yol arkadaşı olduğu izlenimini vermek istemiyorum. Görüşmelerin kayıt altında olmasını istiyorum. Gün gelir bu konu oraya çıksın. Ben seninle sadece görüşmek istiyorum millet de öğrenmesin diyor. Devlet meselesini konuşacağız. Kayıt olsun isterim. Ortaya konsun kayıt isterim. 70 milyonun göreceği şekilde geleceksen gel kapım açık benim!"

TESLİM OLAN PKK'LILAR


"Dün fevkalade önemli bir tabloyla karşı karşıya kaldık. Uzun süredir konuşulan bi konunun altında neyin yattığı, ne olduğu dün ortaya çıkan görüntüyle anlaşılmaya başlandı. Bir açılım tartışması var. Hükümet herşeyi kenara bıraktı. Nedie söyleyin diyorsunuz söylemiyorlar. Siz de gelin diye işin içine sokmaya çalışıyorlar. Böyle bir faliyetin altından birşey çıkacağı belli. Neyin çıktığını gördük. Bence dünkü tablo fevkalade açıklayıcıdır ve pek çok şey o tabloyla kendisini göstermiştir. Açılımın içinde ne yatıyor ilk ayağı ortaya çıktı. Sürecin niçin gizli götürüldüğü anlaşıldı. Kimseye birşey söylenmiyor. Niçin ucu açık denildiğini niçin hazmettire hazmettire bu konuyu halledeceğiz dediklerini daha iyi anlıyoruz. Ve niçin DTP'nin İmralı'yı muhatap alın dediğini şimdi anlıyoruz. Yol haritasının niçin açıklanmadığını anlıyoruz. Dün artık resmen görüldü ki İmralı'dan gönderilen yol haritası uygulamaya konuldu. Tek taraflı olarak birilerinin Irak'ın dağlarında ortaya çıkmış bir tablo değil. Karşılıklı mutabakatla, görüşerek, hazırlanmış olan bir senaryonun, gizli tutulmuş bir senaryonun, uygulanmaya başlanmasıdır. Zamanlamaya bakın. Dağdan birileri organize bir şekilde Kandil ve Mahmur'dan gruplar aynı anda karar alıyorlar. 2si bir yerde buluşuyor birlikte sınır kapısına geliyorlar. Sınır kapısında savcılar hazır bekliyorlar. Emniyet Genel müdürlüğünün adamları, MİT orada, devlet tam kadro orada. Birilerini karşılıyor.

Bu tablo bir senaryo. Birileri bu senaryoyu yazdı. Zamanlaması var, herşey belli. Yol haritası bu. Sadece bunu öngörmüyor yol haritası. Bu tablo gösterdi ki İmralı'nın yol haritasını AK Parti iktidarı uygulamaya başlamıştır. Uygulanıyor. İmralı muhatap alınmıştır. Terörü reddetmeyenleri de muhatap almıyorum diyordu. Muhatap aldın bile. Onları buraya gönderen talimatı kim verdi? Kendileri mi indiler? Birileri onlara "İnin" dedi. Ellerinde mektuplar geldi. Biz buraya 'elçi' olarak geldik diyorlar. Pişman değiliz diyorlar. Peki bu sürpriz mi? Hayır değil. Şimdi iyi anlıyorum neden bizimle görüşmek istedi Başbakan. Kendisi orada karşılarken yanında bizim de bulunmamızı istiyordu. Emrindekilerin hepsi gitti. Oraya gelenler teslim olmak için gelmedi. Onlar buraya şartlarını duyurmaya eldi. Bu onların talebi hadi diyelim, peki senin konumun ne? Bir süredir ihtilaf yaşanıyordu. İçişleri Bakanı "Anayasa değişimi söz konusu" değil dedi. Kaşrı taraftan açılım kalmadı dediler. Başbakan çıktı dedi ki "Açılım masadadır" Başbakan Kürt açılımı konusunda Anaya değişimi masada diyor. İmralı'nın taleplerini biz şartlarınıza bağlı olarak müzakere edebiliriz demektir. Bu gelenler "Silahlı çatışmayı bırakıp Anayasal düzende yerimizi aldık" diyorlar mı? "Biz Türkiye'nin Anayasa'sını düzeltmek için geldik" diyorlar. "Sizinle müzakere deneyeceğiz. Birşey çıkacağını görürsek bakarız" diyorlar. Amaç ulusal bütünlüğünü devlet bütünlüğünü etnik temelde ayrıştırmak. Tek millet yerine iki millet olmalı demek. "Sen milleti parçalayabilirsin" diyorlar. Ağzını Türk milleti sözünü almaktan kaçınıyorsun görüyoruz diyorlar. İçimizde her etnik kesimden insan var gel kapsayalım diyorlar. Eğitimi verin, Anayasal değişikliğini yapın diyorlar. Hükümetin ürkek, PKK'yı muhatap almayız laflarına rağmen onlarla birlikte yürümeye başlaması gösterdi ki silahla mücadele edenler amaçlarına ulaşabileceklerini düşünmeye başladı. Hak etmedikleri bir itibarı kazanmaya başladı. Bölge teröre karşı, kepenk kapatma zorlamasından şikayetçi. Herkes güven içinde yaşamak istiyor. Kimliğine saygı gösterilmesini isteyerek Türkiye'de hak sahibi olmak istiyor. Dağdakileri muhatap alırsan bölgede "Demek yetkili insanlar, devlet iş tutuyor bunlarla" demeye başlar. Öyle bir açmazın içine sürükleniyor. Bu işi bıraktı diyorlar. Bunun sonu yok. "Silahlı mücadele istemiyorum" diye gelmiyor. Elinde belge, mektupla geliyor. Teslim olmaya değil, teslim almaya geliyorlar.
Biz şu ana kadar Türkiye'ye yönelik projeler karşısında dirençli bir politikayı izliyoruz. Türkiye'yi gelecekte ayrıştırmaya yönelik proje karşısında muhalefeti sürdürmeye devam edeceğiz. Bu projenin oluşmasıyla bizim bir ilgimiz yoktur. Arkasında kimler var? Spekülasyonların ne derece gerçekçi olduğu prtaya çıktı. Bu bir Türkiye değil AK Parti, PKK ve DTP projesidir."

DENİZ FENERİ

"Beklenen bir süreç işlemeye başladı. Deniz Feneri ile ilgili Türkiye'de yargının harekete geçtiği haberlerini almaya başladık. Deniz Feneri ile ilgili soruşturmanın nasıl yürütüldüğüne bakılınca insan Türkiye'de bazı soruşturmalar bu dikkat bu özen bu sorumluluk duygusu ile gerçekleştirilebiliyormuş duygusu içine giriyor. Soruşturma doğrultusunda işyerlerine gidileceği gün nezaketle çaylarla simitlerle ağırlamalar yapılacak. Kimse tutuklanmıyor denecek. Bir yandan soruşturma yapılıyor olacak. Kimsenin üzülmesine sebep olacak birşey çıkmayacak. Ne güzel bir süreç. Şunu bir Ergenekon'da uygulasanız da görsek ya. Dün gelen PKK'lılar izzeti ikram ile ağırlanıyorlar. Ergenekon'da bu memleketin namuslu yazarları, profesörleri aylarca neyle suçlandığını bile bilmeden cezaevlerinde tutuluyorlar. Bu adaletsizliklerin sona ereceği günler yakındır. Herkesin hakettiği şekilde hukuka uygun olarak yargılanacağı ortamlar gelecektir. Yargıdan kendisini kaçıranların hesap verdiğini görmek nasip olacaktır inşallah."

EKONOMİK DURUM

"Ekonomiye yönelik olarak son günlerde bütçe tasarısı hazırlandı ve bütçe dolayısıyla yeni 2010 yılına yönelik bütçe dolayısıyla, hem 2009'un bütçe gerçeklikleri ortaya konuldu hemde 2010 yılına dair bekleyişlerimiz hükümet adına ifade edildi. Dikkatinizi çekmek istediğim şu noktalar var.

Önce bir defa bütçe açığı meselesi. İşin temeli oradan başlıyor. Bütçe açığında 10.4 milyar bütçe açığı ön görülmüştü. Şimdi ortaya çıkan rakam 63 milyar Türk Lirası. Bu bütçenin bir anlamı yok diye bütün bunları anlattık.

2009 bütçe yılıyla ilgili bütçe müzakerelerinde CHP'nin görüşlerini ifade ederken bu bütçenin hedeflerinin gerçekçi olmadığını belirtmiştik. Bunların ne kadar doğru olduğu tümünde bir kez daha ortaya çıkmıştır.

Bu yılın 9.5 ayı boyunca Türkiye fiilen bütçesiz olarak yaşamak durumunda kalmıştır. Türkiye'nin bütçesi o kadar hayal aleminde düzenlenmişti ki karşılanması ciddi ekonomik krizi engelleyecek bir geçerlilik maalesef taşımamıştır. Teğet geçti teğet geçti demişlerdir ama ekonomi ağır bir tahribat yaratmıştır."

AZERBAYCAN İLE İLİŞKİLER

"Azerbaycan ile ilişkilerimizde bir nezaket bir üslup sorunu olmanın ötesine geçmeye başladığını ve bu konunun ciddi önemli bir konu olduğuna dönüştüğünü görüyoruz. Bu konuda kim haklı kim haksız bunu görüyorum. Türkiye Ermenistan sınır kapısını açma sürecini yanlış yönetmiş çok daha ağır bir sorunla karşı karşıya bırakmıştır.Birilerini mutlu edeceğiz diye çok ciddi sıkıntılar ortaya çıktı. Çoktan diyorduk sakın Azerbeycanı küstürecek bir şey yapmayın diyorduk

Birileri Ermenistan'ı görüyor. Sen Azerbaycan'ı görmemezlikten gelemezsin. Azerbaycan'ı sen göreceksin. Türkiye onları hatırlatacak. Uyarılarımıza itibar edilmedi.

Brüksel'de imzalanan protokol Meclis'e gelmedi. Hala duruyor. O Rum limanlarıyla ilgili protokolü sevk etmediniz de Ermenistan sınırıyla ilgili protokolü Azerbaycan rahatsız olduğu halde neden Meclis'e sevk ediyorsunuz?

Bir de bayrak krizi oldu. Maçta Azerbaycan bayrakları toplatıldı. Daha dün PKK bayraklarıyla sınırda binlerce insan güvenlik güçlerinin gözlerine bakaraktan onların gözleri önünde o bayraklarla gösteriler yapıyorlar içine sindiriyorsunuz kardeş Azerbaycan'ın bayrağını Bursa'da milli maçta bulundurulmasını hazmediyorsunuz. Gücünüz PKK'ya yetmiyor da Azerbaycan'a mı yetiyor?

Hangi gün doğru söylüyor? Çankaya'ya çıkınca oradan farklı gözüküyor galiba. Azerbaycan Türkiye dostluğu hükümetlerin yanlışlığına kurban edilemez. Azerbaycan ve Türk halkı da yöneticilerinin yanlışlarının kardeşliğin bozulmasına izin vermezler. Azerbaycan halkı güven içinde olsun. Hepimiz olayların nereden kaynaklandığını biliyoruz. Bu yanlışlıklara dostluğu kurban etmeyeceğiz."
YORUM YAZIN
Profiliniz ziyaretci statüsünde görünüyor. Yorumlarınız aşağıdaki isimle yayınlanacaktır
Değiştir
Dilerseniz web sitemize üye olarak daha özgün bir profil oluşturabilir ve yorumlarınızı hesabınızdan takip edebilirsiniz
Kodu Girin
Yapacağınız yorumların şiddet ve hakaret içermemesine lütfen dikkat edin. Aksi taktirde yorumlarınız onaylanmayacaktır. Gönder
06.11.2026
23:58
Çapakçur`dan Bingöl`e… Atalay, Tarihe Işık Tutan Eseriyle Okur Karşısında
Çapakçur'dan Bingöl'e… Atalay, Tarihe Işık Tutan Eseriyle Okur Karşısında
Bingöllü yazar M. Fatih Atalay'ın 5 yıllık çalışmayla hazırladığı iki ciltlik 'Bingöl ve Siyaset Tarihi' kitabı, düzenlenen tanıtım ve imza programıyla okuyucuyla buluştu. Bingöl'ün 500 yıllık geçmişini ele alan eserde, kentin ilk belediye başkanlarından Osmanlı dönemindeki mebuslarına, milletvekillerinden yerel yöneticilerine kadar pek çok isim ve tarihi bilgi yer alıyor.
06.11.2026
23:57
Bingöl`de 10 Ayda 287 İş Yeri Kapandı! Esnaf İçin Faizsiz Yapılandırma Çağrısı
Bingöl'de 10 Ayda 287 İş Yeri Kapandı! Esnaf İçin Faizsiz Yapılandırma Çağrısı
Artan kiralar, düşen satışlar ve yükselen işletme giderlerinin esnafın yükünü ağırlaştırdığına dikkat çeken Bingöl Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği Başkanı Mesut Kurtaran, 10 ayda 287 iş yerinin kapandığını belirterek, 'Esnafın ayakta kalabilmesi için faizsiz yapılandırma şart' mesajı verdi.
06.11.2026
23:56
Hülakü Bingöl`ün doğalgaz limitlerini Meclis`e Taşıdı
Hülakü Bingöl'ün doğalgaz limitlerini Meclis'e Taşıdı
Bingöl'de kış şartlarının ağır geçmesi nedeniyle doğalgaz tüketim limitlerinin yetersiz kaldığını belirten DEM Parti Bingöl Milletvekili Ömer Faruk Hülakü, konuyu TBMM gündemine taşıdı. Bakan Bayraktar'a 6 soru yönelten Hülakü, özellikle kış aylarında tüketim limitlerinin artırılmasını ve kademeli fiyatlandırmanın bölgesel koşullara göre yeniden düzenlenmesini istedi.
06.11.2026
23:55
Binlerce personel onu arıyor!
Binlerce personel onu arıyor!
Solhan'da 25 Ekim'den bu yana kendisinden haber alınamayan 81 yaşındaki Alzheimer hastası Cebbar Peşmen'i bulmak için yürütülen çalışmalarda 1.129 personel görev aldı. 6 dronla havadan tarama yapılırken, bugüne kadar yaklaşık 55 kilometrekarelik alan arandı. Ancak henüz bir sonuca ulaşılamadı.
06.11.2026
23:53
Baraç`tan Bingöl`ün doğalgaz limitleri için tepki!
Baraç'tan Bingöl'ün doğalgaz limitleri için tepki!
Bingöl'de doğalgaz faturalarının vatandaşın bütçesini zorladığını belirten DEVA Partisi Bingöl İl Başkanı Nihat Baraç, iktidar milletvekillerine tepki gösterdi. Elâzığ'da tüketim limitlerine ilişkin yapılan düzenlemeyi hatırlatan Baraç, 'Halkın sorunlarıyla ilgilenmiyorsanız Mecliste ne işiniz var?' diyerek Bingöl için de iklim koşullarına uygun düzenleme yapılmasını istedi.
06.11.2026
23:53
Bingöl`de Bir Haftada 27 Şüpheli Tutuklandı!
Bingöl'de Bir Haftada 27 Şüpheli Tutuklandı!
Bingöl'de polis ekiplerinin 30 Ekim-6 Kasım tarihleri arasında gerçekleştirdiği çalışmalarda uyuşturucu madde, silah ve kaçak ürünler ele geçirildi. Operasyonlarda gözaltına alınan 55 şüpheliden 27'si tutuklanırken, çok sayıda kaçak sigara ve elektronik sigara da ele geçirildi.
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir
©Copyright 2017
Haberler, Fotoğraf Galerisi, Video Galerisi, Köşe Yazıları ve daha fazlası için arama yapın