KİM KİMDİR FİRMA REHBERİ Hemen Üye Ol Üye Girşi
Uye Girişi
Giriş
Beni Hatırla
Yeni Üye Kayıt
Haber sitemizin aktivitelerinden yararlanmak için üyelik başvuru yapın.
Hemen Üye Olun
Uye Hizmetleri
 
07 Kasım 2026 Cumartesi

Akıl ve duygu...

Genelkurmay, “gülünçleşmeyi” ve toplumun saygısını tümden kaybetmeyi göze alarak

Akıl ve duygu...
02 OCAK 2010 CUMARTESİ 19:00
0
1817
0
AA aa
ülkenin gündemini tek başına bloke ediyor, başka konulara değinmemize engel oluyor.

Son olarak, “izlenen” yargıcın ve halkın aslında “paranoyak” olduğunu ima eden garip bir açıklama yayınladı.

Bülent Arınç'ın evi civarında yakalanan subaylarla, yargıcı izlerken polisin eline düşen askerler hakkındaki en doyurucu yazıyı bence Emre Uslu yazdı, bugün onun yazısını okursanız olup biteni net bir şekilde anlarsınız.

Bütün o “saçmalıkların” arkasında duran ürkütücü gerçekleri Uslu gayet iyi deşifre ediyor.

Biz Genelkurmay'ı Eme Uslu'ya bırakıp başka bir konuya bakalım.

Biliyorsunuz günlerden beri binlerce Tekel işçisi sokaklarda gösteriler düzenliyor.

Muhalefet işçilere sahip çıkıyor, hükümet ise “şefkatten ve anlayıştan” yoksun bir nadanlıkla yaklaşıyor meseleye.

Sabahleyin işçilerin durumunu hep birlikte tartıştığımızda servis şefleri ve editörler ikiye ayrıldı, iki ayrı görüşü savundu.

Gerçekten de yaşanan bu dramın iki farklı yönü var.

Birincisi “akıl” yönü.

Globalleşen bir dünyada devletlerin “tekeller” kurması ekonomi mantığına tümüyle aykırı.

Bu ülkede devlet işletmeleri yıllarca iktidar taraftarlarının arpalığı olarak kullanıldı, ekonomi kurallarına aykırı bir biçimde yönetildi ve devlet zarar etti.

Bizim devlet de diğer devletler gibi ekonomik alandan çekiliyor ve kendine ait kuruluşları özel sektöre devrediyor.

Bu “özelleştirme” döneminde birçok işçi işsiz kalıyor.

İşsiz kalan işçiler, kendilerine “para” verilmesini talep ediyor.

Devletin kendine ait parası yoktur.

Devlet, parayı “çalışanların” vergilerinden toplar.

Eğer devlet, “işsiz kalan” işçilere para verecekse, bu para çalışanların parasından verilecek.

Çalışanların paralarını alıp, bu paraları “çalışmayanlara” ya da emeklerine artık ihtiyaç duyulmayanlara dağıtmak hak kavramına uygun mu?

Özel sektörde çalışanlar rekabetin kızgın olduğu bir alanda ve her türlü riski göze alarak çalışırken, “devlet çalışanlarının” rekabetten ve riskten uzak bir çalışma hayatı sürdürmeleri eşitliğe ne kadar uygun?

Üretim biçiminin değiştiği, makinelerin işçilerin yerini aldığı bir dünyada “işsizlik” kaçınılmaz bir sonuç olarak ortaya çıkıyor ve bütün dünya işsizliğin yakıcı acısını yaşıyor.

Ama devlette çalışanları bu acıdan kurtarıp, özel sektörde çalışanları bu acıyla karşı karşıya bırakmak ciddi bir ayrımcılık olmuyor mu?

Özel sektörde çalışanlar neden verdikleri vergilerle “devlette” çalışanların hayat garantisi olsunlar?

Bunlar, “ekonomik aklın” bize söyledikleri.

Ve, hayat “akılla” çok fazla çatışamaz, çatışırsa sonuçta sorunlar daha da büyür.

Bu doğru ama hayat sadece “soğuk akıldan” ibaret değil.

Çalıştıkları Tekel kuruluşlarındaki işlerini ekonomik aklın gereği olarak kaybeden işçilere bugün devlet ortalama 800 lira maaş bağlamayı öneriyor.

Bu insanlar 800 lira ile nasıl yaşayacaklar, nasıl ev kiralarını ödeyecekler, çocuklarını nasıl okutacaklar, ne yiyecekler, ne giyecekler?

Çoluk çocuk binlerce insanın kış ortasında işsiz kalmasının ya da 800 lira maaşa mahkûm edilmesinin yaratacağı dram ne olacak?

Sobası yanmayan soğuk evleri, akşam yemek bekleyen çocukları bir düşünün.

Bu da işin “duygusal” kısmı.

Akılla duygu çatışıyor bu noktada.

Üretimde robotların ve makinelerin işçilerin yerini aldığı bir “geçiş sürecinde” bu çatışma epeyce sürecek.

Tekel işçilerinin durumuna benzer durumlarda iki davranıştan birini seçebilir, akıldan ya da duygudan yana bir tavır benimseyebilirsiniz ama hangisini seçerseniz seçin yaklaşımınızın bir yanı hep eksik kalır.

Bugün bütün dünyada politikacılar, özellikle de “yeni sol”, akıl ile duyguyu biraraya getirecek yeni bir politika arıyorlar.

Bu çözüm henüz bulunamadı, bütün dünya bu dengenin peşinde ama bilebildiğim kadarıyla henüz tam anlamıyla sorunu çözebilen yok.

Diğer ülkeler gibi Türkiye'nin de, toplumsal aklı ihmal etmeyen, bireysel acıyı da görmezden gelmeyen bir çözümü bulabilmek için tartışması, vaktinin ve enerjisinin büyük bir kısmını buna harcaması gerekiyor.

Ama kışlasına çekilmemek için her gün yeni bir tuhaflık yapan askeriye, gündemin önünü kapayarak hayatın gerçek dramlarını konuşup tartışmamızı engelliyor.

En büyük kötülüğü de, bu acılara çözüm bulmak için harcamamız gereken zamanı bizden çalarak yapıyor zaten.

Biz, bu konuda görüşleri olanlara sayfalarımızda bir mecra açmak istiyoruz.

Sadre şifa olur mu bilinmez ama aklı ve duyguyu birarada görebilmeye belki bir faydası dokunur.

taraf
YORUM YAZIN
Profiliniz ziyaretci statüsünde görünüyor. Yorumlarınız aşağıdaki isimle yayınlanacaktır
Değiştir
Dilerseniz web sitemize üye olarak daha özgün bir profil oluşturabilir ve yorumlarınızı hesabınızdan takip edebilirsiniz
Kodu Girin
Yapacağınız yorumların şiddet ve hakaret içermemesine lütfen dikkat edin. Aksi taktirde yorumlarınız onaylanmayacaktır. Gönder
06.11.2026
23:58
Çapakçur`dan Bingöl`e… Atalay, Tarihe Işık Tutan Eseriyle Okur Karşısında
Çapakçur'dan Bingöl'e… Atalay, Tarihe Işık Tutan Eseriyle Okur Karşısında
Bingöllü yazar M. Fatih Atalay'ın 5 yıllık çalışmayla hazırladığı iki ciltlik 'Bingöl ve Siyaset Tarihi' kitabı, düzenlenen tanıtım ve imza programıyla okuyucuyla buluştu. Bingöl'ün 500 yıllık geçmişini ele alan eserde, kentin ilk belediye başkanlarından Osmanlı dönemindeki mebuslarına, milletvekillerinden yerel yöneticilerine kadar pek çok isim ve tarihi bilgi yer alıyor.
06.11.2026
23:57
Bingöl`de 10 Ayda 287 İş Yeri Kapandı! Esnaf İçin Faizsiz Yapılandırma Çağrısı
Bingöl'de 10 Ayda 287 İş Yeri Kapandı! Esnaf İçin Faizsiz Yapılandırma Çağrısı
Artan kiralar, düşen satışlar ve yükselen işletme giderlerinin esnafın yükünü ağırlaştırdığına dikkat çeken Bingöl Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği Başkanı Mesut Kurtaran, 10 ayda 287 iş yerinin kapandığını belirterek, 'Esnafın ayakta kalabilmesi için faizsiz yapılandırma şart' mesajı verdi.
06.11.2026
23:56
Hülakü Bingöl`ün doğalgaz limitlerini Meclis`e Taşıdı
Hülakü Bingöl'ün doğalgaz limitlerini Meclis'e Taşıdı
Bingöl'de kış şartlarının ağır geçmesi nedeniyle doğalgaz tüketim limitlerinin yetersiz kaldığını belirten DEM Parti Bingöl Milletvekili Ömer Faruk Hülakü, konuyu TBMM gündemine taşıdı. Bakan Bayraktar'a 6 soru yönelten Hülakü, özellikle kış aylarında tüketim limitlerinin artırılmasını ve kademeli fiyatlandırmanın bölgesel koşullara göre yeniden düzenlenmesini istedi.
06.11.2026
23:55
Binlerce personel onu arıyor!
Binlerce personel onu arıyor!
Solhan'da 25 Ekim'den bu yana kendisinden haber alınamayan 81 yaşındaki Alzheimer hastası Cebbar Peşmen'i bulmak için yürütülen çalışmalarda 1.129 personel görev aldı. 6 dronla havadan tarama yapılırken, bugüne kadar yaklaşık 55 kilometrekarelik alan arandı. Ancak henüz bir sonuca ulaşılamadı.
06.11.2026
23:53
Baraç`tan Bingöl`ün doğalgaz limitleri için tepki!
Baraç'tan Bingöl'ün doğalgaz limitleri için tepki!
Bingöl'de doğalgaz faturalarının vatandaşın bütçesini zorladığını belirten DEVA Partisi Bingöl İl Başkanı Nihat Baraç, iktidar milletvekillerine tepki gösterdi. Elâzığ'da tüketim limitlerine ilişkin yapılan düzenlemeyi hatırlatan Baraç, 'Halkın sorunlarıyla ilgilenmiyorsanız Mecliste ne işiniz var?' diyerek Bingöl için de iklim koşullarına uygun düzenleme yapılmasını istedi.
06.11.2026
23:53
Bingöl`de Bir Haftada 27 Şüpheli Tutuklandı!
Bingöl'de Bir Haftada 27 Şüpheli Tutuklandı!
Bingöl'de polis ekiplerinin 30 Ekim-6 Kasım tarihleri arasında gerçekleştirdiği çalışmalarda uyuşturucu madde, silah ve kaçak ürünler ele geçirildi. Operasyonlarda gözaltına alınan 55 şüpheliden 27'si tutuklanırken, çok sayıda kaçak sigara ve elektronik sigara da ele geçirildi.
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir
©Copyright 2017
Haberler, Fotoğraf Galerisi, Video Galerisi, Köşe Yazıları ve daha fazlası için arama yapın